"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2087 E., 2025/825 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, bozma
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.03.2025 tarihli ve 2024/2087 Esas, 2025/825 Karar sayılı kararının sanık ve suça sürüklenen çocuk ile müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde
Sanık hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık ve müdafiinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince (yetkili Ağır Ceza Mahkemesince) incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/1. maddesinin (b) bendi uyarınca “ kararın kesin olmasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesince incelenebilecek kararlardan olmaması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279/1. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve mercii Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 2025/68 Değişik İş sayılı kararıyla itirazen inceleme yapıldığından, dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
III- Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama ve hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
IV- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, somut delil olmadığından beraat kararı verilmesi, ceza alt sınırdan verilerek lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Oluş ve mahkemenin kabulüne göre, olay tarihinde katılanın ... pansiyonda kaldığı, sanık ...'in katılanı arayarak yanına gittiği, daha sonra sanık ... ile konuşmakta olan beraat eden sanık ...'ın yanlarına geldiği, daha sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın sanık ... ile mesajlaşmakta olduğu ve sanık ...' ın araç ile giderek suça sürüklenen çocuğu yanlarına getirdiği, daha sonra suça sürüklenen çocuk ve sanık ...'ın katılanın çantasının bulunduğu odaya girerek konuşmaya başladıkları, konuştukları esnada katılanın yanlarına gelmek istedikleri ancak sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılanın odaya girmesine izin vermedikleri, daha sonra sanık ve suça sürüklenen çocuğun odadan çıktığı, sanık ... ve sanık ...'ın marketten alışveriş yapmak amacıyla markete gittiği, katılanın bu esnada çantasından sigara almak amacıyla çantasını açtığı ve 2.825,00 TL paranın çantasında bulunmadığını fark ettiği, daha sonra katılanın suça sürüklenen çocuğun yanına geçerek parasının olmadığını söylediği, bu sıra sanık ... ve ...' ın marketten döndüğü, sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun katılana hitaben "Senin ibneliğin ile seni rezil ederiz, seni öldürürüz" demek suretiyle tehdit ve hakaret ettikleri ve sivri bir cisim ile katılanın kollarını keserek raporunda belirtildiği şekilde yaraladıkları, daha sonra sanık ...'ın katılanı odadan çıkardığı ve suça sürüklenen çocuğun katılana ait telefonu odadan aldığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun olay yerinden sanık ...' a ait araçla ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; sanık ve suça sürüklenen çocuğun cebir ve tehdit ile malı alıp gittiklerinin anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturmasına rağmen yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca, dava dosyasının, Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.