"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/401 E., 2025/843 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/503 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararıyla mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151, 152/2-a maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi nedeni ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/933 Esas, 2020/1847 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak beraatine karar verilmesi sureti ile kesinleştiği, beraat kararının kesinleşmesine rağmen mahkemece mala zarar verme suçu yönünden dosya yeniden ele alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından; sanık müdafiinin hukuken geçersiz olan karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Mala zarar verme suçu yönünden sanık hakkında daha önce verilen beraat kararı bulunduğundan, yeniden ceza verilmesinin bozmayı gerektirdiğine, sanığın işitme engeli bulunduğuna, duruşmalarda ve soruşturma aşamasında tüm savunmasını da tercüman eşliğinde işaret dili ile yapabildiğine, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, hapis cezasına hükmedilmesinin kanunun emredici hükümlerine uygun olmadığına, sanığın ifadeleri, samimi beyanları, dosyada mevcut deliller göz önüne alındığında hakkında ceza verilebilmesi için gerekli koşullar oluşmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine'''' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suç tarihinde 21 yaşından küçük olan sanığın sağır olduğu kabulü ile bilirkişi vasıtasıyla savunması alınmış ise de aynı zamanda dilsiz olması hâlinde; suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş olup 21 yaşını tamamlamamış olan sağır ve dilsizler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklara ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek, dosya kapsamında sanık hakkında alınan 26.08.2025 tarihli ... Üniversitesi Sağlık, Uygulama Ve Araştırma Hastanesinin sağlık kurulu raporuna göre, muayene tarihinde ileri derecede işitme kaybı bulunduğunun belirtilmesi karşısında; sanığın suç tarihinde sağır ve aynı zamanda dilsiz olup olmadığı ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 33. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda rapor alınması ve sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.