"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2961 E., 2025/3049 K.
SUÇLAR :Hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Nazilli 2. Noterliğinin 14.11.2025 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletname ile sanık tarafından tayin edilen Av ... ve katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede
I- Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik Av. ...'un temyiz isteminin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.11.2025 tarihli ve 2025/2961 Esas, 2025/3049 Karar sayılı kararının Av. ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
.... Noterliğinin 14.11.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekâletname ile sanık tarafından vekâletname vererek Av. ...'nin vekil tayin etmesinden sonra CMK'nın 156/3 maddesinde düzenlenen "Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer." hükmü gereğince baro tarafından önceden atanan Av. ...'un müdafiilik görevinin sona erdiği, sanığı temsil hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, Av. ...'un temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafii Av. ...'nin temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin temyiz isteminin, "sanığa zararı giderme imkanının tanınmadığına, sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmamasına" katılan vekilinin temyiz isteminin "vekâlet ücretinin katılan tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken Hazineye kaydına şeklinde yazılmasına, üst sınırdan hüküm kurulmamasına, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmamasına, lehe hükümlerin uygulanmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Hazineye Gelir Kaydına şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, vekaletnamenin verildiği hüküm fıkrasından "vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına " ibaresinin çıkartılarak yerine " vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.