Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/9025 E. 2026/153 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1702 E., 2025/305 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, hata sonucu suça konu kömürlerin alındığına, diğer sanık tarafından sanığın kandırıldığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ...'un temyiz isteminin "daha önceki hükümde uygulanmayan kanun maddesinin uygulanması suretiyle hakkında ceza verildiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçu işlediğine dair dosyada herhangi bir delilin olmadığına, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığa fazla ceza verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2011 tarihli ve 2011/2-281 Esas, 2011/285 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesinde öngörüldüğü biçimde, suçun hukuki niteliği değişmediği gibi, sanıklar hakkında uygulama şartları gerçekleşmediği için uygulanmayan 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi ile cezanın artırılmasını gerektiren başka bir durum da ilk kez duruşmada ortaya çıkmamıştır. Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanıklar hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanıklar aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanıklara ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu itibarla, sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmama ihtimaline binaen sanıklara ek savunma hakkı verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki 1 no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,

II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2011 tarihli ve 2011/2-281 Esas, 2011/285 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesinde öngörüldüğü biçimde, suçun hukuki niteliği değişmediği gibi, sanıklar hakkında uygulama şartları gerçekleşmediği için uygulanmayan 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi ile cezanın artırılmasını gerektiren başka bir durum da ilk kez duruşmada ortaya çıkmamıştır. Sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanıklar hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün sanıklar aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanıklara ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu itibarla, sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmama ihtimaline binaen sanıklara ek savunma hakkı verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki 1 no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanık ...'in ait adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/356 Esas, 2016/16 Karar sayılı ilâmı uyarınca verilen 1 yıl hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı ve 26.12.2018 tarihli ek kararla uzlaşmanın sağlanması nedeniyle düşme kararının verildiği ve sanığın adlî sicil kaydında yer alan diğer ilamların da tekerrüre esas nitelikte olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği olarak, hüküm fıkrasından "sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına" karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1 maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§