Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/16581 E. 2026/1552 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/28 E., 2024/266 K.

ŞİKÂYETÇİ : Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2025 tarihli ve .... sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 19/02/2018 Tarih ve 2016/... Esas - 2018/... Karar sayılı ilamında yer alan "Sanık hakkında 19.04.2013 tarihinde düzenlenen tutanak ile abonesiz ve sayaçsız kayıt dışı tüketim yaptığının tespit edilmesi karşısında; karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nun 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı, ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, sanığa belirtilen bildirimin yapılması ve sonucuna göre hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının takdiri gerekirken, eksik işlem ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda, dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ile belirlenen müşteki kurumun uğradığı zararı vergili ve cezasız kaçak su tüketim bedelinin sanık tarafından ödenmesi halinde kamu davası açılmayacağı bilgisi ile ödeme süresi ve yerinin soruşturma veya kovuşturma merciince sanığa bildirilip gerekli süre kendisine tanınıp sonuca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken , yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,

Kabule göre de;

2-Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 50/1-a maddesi gereğince 365 gün adli cezası belirlenmesini takiben, maddi hata yapılarak 365 gün yerine 300 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden yapılan paraya çevirme sonucunda ise 6.000,00 Türk lirası yerine, 7.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle çelişkiye düşülerek fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1-6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, hükümlüye miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen hükümlü tarafından kovuşturma aşamasında şikâyetçi kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde, bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek hükümlü hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak; somut olayda bu açıklamalar ışığında, soruşturma aşamasında şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının belirlenmesine ilişkin bilirkişiye yaptırılan hesap sonucu düzenlenen, dosya arasında mevcut 13.12.2019 tarihli raporda belirtilen miktar (711,65 TL) bildirilmek suretiyle hükümlüye usûlüne uygun olarak ihtaratta bulunulmadığı anlaşılmakla, hükümlü tarafından yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığı sorulduktan sonra varsa ödediği toplam miktarın bilirkişi tarafından hesaplanan şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını karşılaması durumunda hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, ödemenin olmaması durumunda veya yapılmış bir ödeme olsa bile bu ödemenin zararı karşılamadığının tespiti hâlinde ise yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 50/1-a maddeleri gereğince belirlenen 365 gün adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca takdire göre günlüğü 20 TL'den hesaplanarak hükümlünün 7.300,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyeti yerine, 7.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/28 Esas, 2024/266 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca -bozma sonrası yapılacak yargılama sonucunda verilecek hükmün, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı da gözetilerek- gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§