"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2007/62 E., 2008/322 K.
SUÇ : Hırsızlık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2025 tarihli ve KYB-2025/145687 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiye ait açıkta bırakılan inşaat kalıp demirlerini bulundukları yerden aracına yükleyerek alma şeklindeki eylemi sebebiyle 5237 Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken anılan Kanun'un 141/1. maddesi gereğince cezalandırıldığı somut olayda, yerel mahkemenin yanılgılı uygulaması nedeniyle ortaya çıkarmış olduğu sonuç esas alınmak suretiyle, sanığın asıl olan nitelikli hırsızlık eylemi sebebiyle uzlaştırma hükümleri uygulanamayacağı halde, cezanın infazının durdurulmasını müteakip uzlaştırma işlemleri yapılarak, taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılması ile kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2008 tarihli kararı ile her ne kadar hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleşen bu karardan sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hükümlünün, yapımı devam eden inşaat hâlindeki binanın yanına bırakılan inşaat kalıp demirlerini çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu; buna göre hükümlünün eylemine ilişkin suç vasfının belirlenmesindeki yanılgının sonraki değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı da dikkate alınarak eylemin belirtildiği şekilde suç vasfı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşılmakla, yazılı şekilde hükümlü hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşmesine ve verilen mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.08.2019 tarihli ve 2007/62 Esas, 2008/322 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, verilen kararın mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılaması sonucunda verilmiş, infaz aşamasında ve infaza ilişkin kararlardan olması nedeniyle, “aleyhe sonuç doğurmama ilkesi”nin bu karar bakımından geçerli olamayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.