Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/16569 E. 2026/878 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/591 E., 2024/125 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144292 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun ilk hükmün kesinleşmesinden sonra işlenmesi yeterli olup, bu cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmadığı, somut olayda, dosya muhteviyatında bulunan adli sicil kaydından tekerrüre esas alınan Bafra 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2021/751 esas, 2021/953 sayılı kararının 04.01.2022 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu dosyada ise suç tarihinin 16.05.2021 tarihi olduğu, ikinci kez tekerrüre esas alınan kararın kesinleştiği 04.01.2022 tarihinden önce, 16.05.2021 tarihinde işlenen atılı suçtan dolayı yapılan yargılamada ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı, bu sebeple sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığın ikinci kez mükerrir sayılarak cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir.

2. İncelemeye konu kararın; sanığın yokluğunda, müdafiinin ise yüzüne karşı verildiği, ancak sanık müdafii tarafından istinaf edilmediği, sanığa anılan kararın tebliği için çıkarılan tebligatın muhatabın adreste tanınmadığından bahisle bila-ikmal iade edildiği, sonrasında ise sanığa karar tebliği yapıldığına ilişkin dosya içerisinde ve UYAP'ta bir bilgi yahut belgeye rastlanılmadığı ve buna göre hükümlerin istinaf edilmeden 10.09.2024 tarihinde kesinleştiğinden bahisle 15.01.2025 tarihli kesinleşme şerhleri düzenlendiği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanığa yokluğunda verilen kararın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin, ayrıca sanık tarafından inceleme konusu karara yönelik 24.02.2025 tarihli dilekçe ile eski hâle getirme talebinde bulunulduğunun ve eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine ait olmasına göre dosyanın istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, inceleme konusu kararın kesinleşmediği tespit edilmiştir.

3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, incelemeye konu kararın kesinleşmediğinin belirlenmesi nedeniyle bu aşamada değerlendirilemeyeceğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§