Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/16566 E. 2026/882 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/437 E., 2024/606 K.

SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli

İNCELEME KONUSU

KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144196 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre; kayden 21.12.1996 doğumlu olan ve suçun işlendiği 16.07.2014 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 116/2-4. maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca tabi olduğu asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 25.01.2021 tarihinde yeniden suç işlediği ve 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 17.01.2019 tarihi ile 25.01.2021 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde,

Zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.08.2014 tarihli sorgu olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17.01.2019 tarihi ile ikinci suçun suç tarihi olan 25.01.2021 tarihleri arasında 2 yıl 8 gün zamanaşımı süresinin durduğu, suça sürüklenen çocuğun sorgu tarihi olan 21.08.2014 tarihi ile kararın açıklandığı tarih olan 05.12.2024 tarihi arasındaki süreden duran zamanaşımı süresi olan 2 yıl 8 gün çıkartıldığında 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesi yerine yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan hükümlü ...'nın, olay günü gece vakti inceleme dışı sanık ... ile birlikte katılana ait bahçeye katılanın rızası hilafına girmek suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen “Suçun gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâlleri olması nedeniyle bu durum, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hükümlü için hesaplanan 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§