Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/16555 E. 2026/282 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI : 2024/6936 D. İş

SUÇ: Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARAR : İtirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/140816 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müştekiler ... ve ...'un ... Kuyumcukentte bulunan ... isimli iş yerinin ortağı oldukları, müşteki ...'ın da anılan iş yerinde kendisine ait makinelerin olduğu ve bu iş yerinde bağımsız olarak çalıştığı, .. isimli iş yerinin sahibi şüpheli ... ve onunla birlikte hareket eden diğer şüpheliler tarafından bahse konu işyerinden müştekilere ait muhtelif miktardaki altın, döviz ve makinaların hırsızlandığından bahisle yürütülen soruşturma neticesinde, şüphelilerden ...ile ...'in baba oğul oldukları ve ... isimli işletmenin sahibi oldukları, diğer şüpheliler ... ve ...'in de ... isimli işletmenin çalışanı oldukları, müşteki ile şüphelilerin ortak iş yaptıkları, anlaşmazlık neticesinde ortaklığın ayrılmasından dolayı iş yerindeki malların paylaşma konusunda oluşan uyuşmazlığın taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;

Şüpheli ...'un alınan ifadesinde, kendisinin ... isimli firmanın sahibi olduğunu, beraber iş yaptığı ...'nun, ... isimli işyerinin ortağı müşteki ...'dan alacağına karşılık kendilerine bahse konu işyerinde bulunan ramat (altın tozu) ve makinanın verileceğini söylemesi üzerine, ... isimli avukatın ofisinde müşteki ... ve eşi ... ile buluştuklarını, ... isimli işyerinin anahtarının müşteki tarafından kendilerine teslim edildiğini ve sonrasında kendilerine verilen yetkiye istinaden diğer şüphelilerle birlikte bahse konu müştekilere ait ... isimli işyerinden ramat (altın tozu), sim makinası ve top kalıplarının alarak ...'na teslim ettiklerini, bu konuda ...'nun çalışanı ... ile diyalog halinde olduklarını ifade ederek atılı hırsızlık suçlamasını kabul etmemesi,

Öte yandan müşteki ... tarafından anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz dilekçesinde yer alan, "... 07.08.2023 günü ben ve eşim iş yerini ...isimli kişiye devretmek istediğimizi söylediğimiz sırada şüpheli ... kendi avukatının bu işle ilgilenebileceğini söylemiş ve bizi yönlendirmiştir. Av. ...'ın bürosuna gittiğimizde daha sonra ... ve ...bizden habersiz gelmişlerdir. ... dükkanla patronu olan ... Kuyumculuğun ilgilendiğini söylerek anahtarları almış ve dükkanımıza bakmaya gitmiştir. Aradan 15-20 dakika geçtikten sonra geri gelmişler ve almaktan vazgeçtiklerini söylemişlerdir. Bu sırada büyük ihtimalle anahtarlar kopyalanmıştır. HTS kayıtları incelenmediğinden tespit edilememiştir. Av ... ve ...şahit olarak dinlenmemiştir.

...anlaşmanın yapılmadığını şirket devri olmadığını açıkça beyan etmiştir. Ancak takipsizlik kararında şüphelilerin ortak iş yaptığını, anlaşmazlık neticesinde ortaklığın bozulmasından dolayı iş yerindeki malların paylaşımı hususunun hukuki ihtilaf olduğu değerlendirilmesi yapılmıştır. Ancak şüphelilerin şirketi ... ile benim şirketim ...Gold arasında hiçbir zaman ortaklık yapılmamıştır. Aramızda hiçbir hukuki ilişki bulunmamaktadır. Yazılı veya sözlü anlaşma bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar ile şüpheliler ile aralarında anlaşma ve ortaklık bulunmadığını ifade etmesi karşısında,

Öncelikle bahse konu ... isimli işyerinden alındığı belirtilen ramat ve makinanın teslim edildiği iddia edilen ... ve çalışanı ... ile ..., ...ve ... isimli kişilerin şikayete konu olayla ilgili ayrıntılı ifadelerinin alınması ve olayın aydınlatılmasına yarar tüm bilgi ve belgelerin (anlaşma, yazışma, fatura, makbuz, dekont, banka hesap hareketleri vs.) dosyaya temin edilmesini takiben yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması hâlinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması hâlinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir. Anılan şekilde talepte bulunulmuş ise Cumhuriyet başsavcılığı, belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir.

Dosya kapsamına göre, şikâyetçiler ... ve ...'un ... Kuyumcukentte bulunan ... isimli iş yerinin -işlendiği iddia olunan suç tarihi itibarıyla- ortağı oldukları, şikâyetçi ...'ın da anılan iş yerinde kendisine ait makinelerin olduğu ve bu iş yerinde bağımsız olarak çalıştığı, ... isimli iş yerinin sahibi şüpheli ... ve onunla birlikte hareket eden diğer şüpheliler tarafından bahse konu iş yerinden şikâyetçilere ait muhtelif miktardaki altın, döviz ve makinaların çalındığından bahisle yürütülen soruşturma neticesinde, şüphelilerden... ile ...'in baba oğul oldukları ve ... isimli işletmenin sahibi oldukları, diğer şüpheliler ... ve ...'in de ... isimli işletmenin çalışanı oldukları, şikâyetçi ile şüphelilerin ortak iş yaptıkları, anlaşmazlık neticesinde ortaklığın ayrılmasından dolayı iş yerindeki malların paylaşılması konusunda ihtilafa düştükleri ve oluşan uyuşmazlığın taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;

Şüpheli ...'un 30.04.2024 tarihli kolluk ifadesinde, kendisinin ... isimli firmanın sahibi olduğunu, beraber iş yaptığı ...'nun, ... isimli iş yerinin ortağı şikâyetçi ...'dan alacağına karşılık kendilerine bahse konu iş yerinde bulunan ramat (altın tozu) ve makinanın verileceğini söylemesi üzerine, ... isimli avukatın ofisinde şikâyetçi ... ve eşi ... ile buluştuklarını, ... isimli iş yerinin anahtarının şikâyetçi tarafından kendilerine teslim edildiğini ve sonrasında kendilerine verilen yetkiye istinaden diğer şüphelilerle birlikte bahse konu ... isimli iş yerinden ramat (altın tozu), sim makinası ve top kalıplarını alarak ...'na teslim ettiklerini, bu konuda ...'nun çalışanı ... ile diyalog halinde olduklarını belirttiği; diğer şüphelilerden ...'un da ifadesinin bu doğrultuda olduğu;

Şüpheliler ... ile ...'nun ise 29.04.2024 tarihli kolluk ifadelerinde, işlendiği iddia olunan suç tarihinde ... isimli kuyumcuda çalıştıklarını, olay günü, patronları olan ...'un, ... isimli iş yerinin işletmesinin kendilerine geçtiğini söyleyerek, burada bulunan ramat (altın tozu) temizliğini yapmalarını söylediğini, bunu üzerine kendilerine söylenileni yaptıklarını ve böylelikle iş yerinden çıkan yarım kilo kadar altın tozu ile SİM makinesini ... isimli kuyumcuya taşıdıklarını, ... ve ... arasında bir alacak verecek meselesi olup olmadığını bilmediklerini beyan ettikleri;

Olaya ilişkin bilgisi bulunan ...'nun 30.04.2024 tarihinde kolluk görevlileri tarafından alınan tanık beyanında, ... isimli firmanın, bir kaç firmaya yüklü miktarda altın borcu olduğunu, alacaklılardan birinin de ... isimli kişiye ait olan ... Kuyumculuk adlı firma olduğunu, ... Kuyumculuk adlı firmanın işlemlerini şüpheli ...'un sahibi olduğu ... isimli firmanın yaptığını ve olay günü bu alacak meselesini konuşmak için şüpheli ... ile birlikte o dönem ... isimli firmanın avukatı olduğunu bildiği ... isimli kişinin Bakırköy'de bulunan ofisine ...'un isteği üzerine gittiklerini, ofiste şikâyetçi ... ve eşi ... ile ismini bilmediği başka bir esnafın da (muhtemelen ...isimli kişi) bulunduğunu, ofiste yapılan görüşmede, ... isimli firmanın borçlarını nasıl ödeyeceğinin konuşulduğunu ve sonunda ... isimli firmanın dükkan içindeki malzemeler ile birlikte alacaklı ... Kuyumculuk'a yani aracısı ...'a devri hususunun görüşüldüğünü, bunun üzerine taraflar arasında dükkandaki malzemeler ve altın tozunun miktarı konusunda anlaşmazlık çıkınca bunların tespit edilmesi için iş yerinin anahtarının (...) şikâyetçi ...'nın eşi tarafından...'ye bizzat verildiğini, sonrasında oradan ayrılıp Kuyumcukent'e geldiklerini ve kendisinin kendi işlerine döndüğünü belirttiği;

Şikâyetçi ... vekili tarafından dosyaya sunulan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde "... tarihinde müvekkil ... ve eşi ...isimli şahsa iş yerini devredeceğini, bu nedenle bir avukat aradığını söylemiş bunun üzerine ... müvekkillere kendi avukatı olan ...'la görüşebileceklerini söylemiştir. Müvvekkil, eşi ve ...görüşmek için avukatın, Bakırköy'de bulunan ofisine gitmiş bu sırada haberleri olmaksızın... ve ... gelmiştir. ... kendi patronu olan ... Kuyumculuğun şirketi alabileceğini fakat içerideki altınların ancak 3 kilo edeceğini söylemiştir. Bunun üzerine müvekkil gidip bakmaları ve bir fiyat vermeleri için anahtarı... ve ... 'a vermiştir. ... ve... gidip baktıklarını söylemiş 15 -20 dk sonra anahtarı yine aynı avukatlık ofisinde müvekkile teslim etmişlerdir. Fakat şirketi almak için anlaşma sağlanamamış kişiler buradan ayrılmıştır. Dosya içerisine HTS kayıtlarının celbi halinde... ve ...'ın Kuyumcukente gidip gitmedikleri anlaşılacaktır. 07.08.2024 günü ofisine gidilen Av. ... ve devir anlaşması için giden ...isimli şahsın dinlenilmesi halinde bu hususlar aydınlanacaktır. Kesinlikle ve kesinlikle şirketin veya altınların devri konusunda yazılı veya sözlü bir anlaşma olmamış kişiler anahtarı müvekkile teslim etmiştir. Fakat tahmin ettiğimiz kadarıyla kişiler Kuyumcukente gitmek yerine anahtarı kopyalayıp tekrar ofise gelmiş, zaten gidip geldikten sonra da devir konusunda anlaşılmamış kişiler bu isteklerinden vazgeçmiştir. Fakat kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmeden ne müşteki müvekkilin beyanları alınmış, ne çelişkili hususlar aydınlatılmış ne de HTS kayıtları dosyaya alınmıştır.

Tanık ... 30.04.2024 tarihli beyanında yer alan aleyhe hususları kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte orada ismini bilmediği başkaca bir esnafın da olduğunu (... ), tarafların şirketin değerini belirlemek için konuştuklarını bunun üzerine SADECE şirketteki yerdeki ramatların değerini tespit etmek için şirket anahtarının ... 'a verildiğini, herhangi bir şirket devri olmadığını beyan etmiştir. Kesinlikle müvekkil şirketin şüphelilere veya başka birine devredildiğine dair veya borç olgusuna dair şüphelilerin atılı suçtan kurtulmaya yönelik beyanları dışında yazılı veya sözlü bir delil bulunmamaktadır. ... isimli şahıs müvekkilden aldığı anahtarı müvekkilin izni ve bilgisi olmaksızın çoğaltmış ve müvekkile ait altın, makina ve değerli eşyaları gece vakti birden fazla kişiyle birlikte haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla almıştır. " şeklinde yer alan açıklamalar ile şüpheliler ile şikâyetçi arasında anlaşma ve ortaklık bulunmadığının ifade edildiği anlaşılmakla;

Öncelikle bahse konu ... isimli iş yerinden alındığı belirtilen ramat (altın tozu) ve makinenin teslim edildiği iddia edilen ... ve çalışanı ... ile ..., ...ve ... isimli kişilerin şikâyete konu olayla ilgili ayrıntılı ifadelerinin alınması ve olayın aydınlatılmasına yarar tüm bilgi ve belgelerin (anlaşma, yazışma, fatura, makbuz, dekont, banka hesap hareketleri vs.) temin edilip dosyaya getirtilmesini takiben yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine anılan hususlarda soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/6936 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§