Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/16090 E. 2026/280 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/41 D. İş

SUÇ : Hırsızlık

İNCELEME KONUSU

KARAR : İtirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2025 tarihli ve KYB-2025/135710 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Konuya dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/4. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez." şeklinde yerini bulan düzenleme karşısında,

Somut olaya ilişkin olarak Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ilk iddianamenin iade edilmesi sonrası düzenlenen 13.03.2025 tarihli iddianamenin iadesine dair Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2025 tarihli ve 2025/112 iddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan, "Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2025 tarih, 2025/1815 esas sayılı iddianamesi, genel tevziye tabi tutulmadan doğrudan mahkememize gönderilmiş olup bu durum 5271 sayılı CMK'nın 174/4 maddesine aykırıdır. Şöyle ki daha önce iade edilen iddianamede mahkeme tarafından tespit edilen eksikliklerin giderilerek yeniden düzenlenen iş bu iddianame yeni bir iddianame olup, normal tevzi usulüne tabidir. Yeni düzenlenen iddianamenin tevziye tabi olması gerekirken doğrudan mahkememize açılması usul ve yasaya aykırıdır." şeklinde gerekçenin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen iade sebepleri arasında yer almadığı gibi, aynı Kanun'un 174/4. maddesi gereğince düzenlenen ilk iddianame ile ilgili eksik hususları belirtip iade kararı veren mahkemenin aynı zamanda ikinci defa düzenlenen iddianamenin de değerlendirmesini yapmakla görevli ve yetkili olduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Her ne kadar şüpheli ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.03.2025 tarihinde iddianame düzenlenmesi sonrası mahkemece, daha önce iade edilen iddianamede mahkeme tarafından tespit edilen eksikliklerin giderilmesinden sonra yeniden düzenlenen iddianamenin, genel tevziye tabi tutulmadan doğrudan aynı mahkemeye gönderilmiş olmasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/4. maddesine aykırı olduğu belirtilerek ve yeniden düzenlenen iddianamenin yeni bir iddianame olup, normal tevzi usûlüne tabi olması gerekirken doğrudan aynı mahkemeye gönderilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğundan bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği ve bu karara yapılan itiraz sonrası da merci tarafından itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesinde, soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısının iddianame düzenleyeceği belirtilip, 5271 sayılı Kanun’un 174/1. maddesinde ise hangi hâllerde iddianamenin iade edileceği sınırlı olarak sayılmış, ayrıca aynı Kanun'un 174/4. maddesinde “Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.” şeklindeki amir hükme yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ışığında irdelenmesi gereken incelemeye konu dosyada; Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.01.2025 tarihli iddianamenin, Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2025 tarihli kararı ile iadesi üzerine belirtilen eksiklikler giderildikten sonra Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.03.2025 tarihinde yeniden iddianame tanzim edilmesinin ardından Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesince, ilk iade kararında yer almayan ve ilgili Kanun maddesinde sınırlı olarak sayılan iade nedenleri arasında da bulunmayan “Daha önce iade edilen iddianamede mahkeme tarafından tespit edilen eksikliklerin giderilmesinden sonra yeniden düzenlenen iddianamenin, genel tevziye tabi tutulmadan doğrudan aynı mahkemeye gönderilmiş olması” nedenine dayalı olarak anılan 13.03.2025 tarihli iddianamenin de iade edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/4. maddesi gereğince mahkemesince ilk iade nedeninden farklı bir gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği, kaldı ki anılan iade nedeninin 5271 sayılı Kanun’un 174/1. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da yer almadığı, ayrıca aynı Kanun'un 174/4. maddesi gereği, düzenlenen ilk iddianame ile ilgili eksik hususları belirtip iade kararı veren mahkemenin, iade kararı sonrası düzenlenen iddianamenin de değerlendirmesini yapmakla görevli ve yetkili olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2025 tarihli ve 2025/41 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§