"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/610 E., 2018/1241 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi,temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık ...'in yokluğunda verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kendisine usule aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle hükmü temyiz ettiğine ve eski hale getirme talebinde bulunduğuna dair 05.06.2025 tarihli temyiz isteminin reddine dair 11.06.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi ek kararını süresi içerisinde temyiz etmesi üzerine yapılan incelemede;
Sanığa Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının Ceza İnfaz Kurumunda 05.06.2018 tarihinde tebliğ edilirken "okumak/almak" suretiyle tebliğ edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesine uygun olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanığa tebliğ işlemi sırasında hükmün okunup açıklanması da gerekirken, sanığın okumak/almak suretiyle kararı tebliğ aldığı, dolayısıyla usûlüne uygun olarak yapılmış bir tebligatın bulunmaması, yapılan tebliğ işleminin geçersiz olması nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin 11.06.2025 tarihli ek kararın kaldırılarak, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 05.06.2025 tarihli dilekçenin de temyiz dilekçesi mahiyetinde bulunduğu ve temyizin süresinde kabul edilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "Zorunlu müdafii atanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak,sanığa 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.