"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/905 E., 2025/743 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça konu inşaat alanında bulunan eşyaların çalındığı yapının kapılarının takılmamış olması karşısında bina sayılamayacağı, inşaat alanında bina niteliğinde kabul edilecek konteynır ve benzeri bir yapının bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle bina veya eklenti içerisinde çalınma hususunun mevcut dava dosyasından belirlenme imkanın bulunmadığı, diğer yandan katılanın duruşmada ki beyanında yer alan "...o bölgede çok hırsızlık olduğu için şantiyenin etrafını duvarlarla kapattık, sadece bir giriş kapısı yaptık, ayrıca hareket sensörü de kurduk, sanık tahminime göre inşaatın arka kısmındaki iskeleden tırmanarak binaya girmiş..." anlatımlarının değerlendirilmesinde; etrafı duvarla çevrili, kapısı bulunan ve kapısı kilitli olan bir alan ile bu şekilde kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşyaya yönelik bir eylemin mevcut olup olmadığı hususlarının da açıklığa kavuşturulması gerektiği, her iki husustan birinin varlığı hâlinde eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi kapsamında kalacağı, aksi taktirde sanığa atılı eylemin aynı Kanun'un 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeden ve ayrıca suç tarihi üzerinden uzun zaman geçmesi ve inşaatın tamamlanmış olması hâlinde keşif yapılmasının da hukuki sonuç doğurmayabileceği gözetilerek yukarda belirtilen hususlar katılan, tanık ve sanıktan sorulup suç niteliği açıklığa kavuşturulmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.