"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1828 E., 2025/1534 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun
I. Sanık hakkında şikâyetçiler ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması, incelemeye konu suçu, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''sanık hakkında TCK'nın 32. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın infazın durdurulması ve eski hale getirme talebi nedeniyle tekerrüre esas alınan Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/299 Esas, 2024/460 Karar sayılı dosyasında verilen 02.10.2024 tarihli ek karar ile, infazın durdurulmasına, sanığın tahliyesine karar verildiğine ve sanık tarafından hırsızlık konusu olduğu iddia olanan eşyalar ilgililerine iade edilerek müştekilerin mağduriyetinin giderildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mahkemesince mükerrirliğe esas alınan Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli, 2024/299 Esas ve 2024/460 Karar sayılı kararının, bu karara yönelik eski hâle getirme ve istinaf talebinde bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için 02.10.2024 tarihli ek karar ile infazının durdurulduğu anlaşılmış ise de; eski hâle getirme ve istinaf incelemesinin devam ettiği, henüz eski hâle getirmenin kabulü ile sanık lehine bir karar verildiğine yönelik bir ilâm bulunmadığı, tekerrüre esas alınan ilâmın her ne kadar infazı durdurulmuş olsa da, kesinleşen söz konusu ilâmın şartları taşıması halinde tekerrüre esas alınması gerektiği anlaşılmakla bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.