Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/14689 E. 2026/404 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2008/10 E., 2010/651 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

SUÇLARIN TARİHİ : 03.03.2006

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre, doğum tarihinin 02.11.1988 olduğu, buna göre suç tarihi olan 03.03.2006 tarihi itibarıyla 17 yaşında olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Yokluğunda verilen karar, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılma suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; mahkemece yazışma yapılmaksızın, Bakırköy Metris 1 No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna posta yoluyla tebligat belgesi gönderilmesi suretiyle gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, anılan cezaevi idaresinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligat zarfı içeriğine göre tebliğ işleminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğunun anlaşılması nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine sunduğu 16.04.2025 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca ve yukarıda izah edilen gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3, 116/1, 31/3 ve 151/1, 31/3. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03.03.2006 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§