Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/14644 E. 2026/4950 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1539 E., 2025/1958 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hükümler kurulması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, yeterli delil olmadığından beraat kararı veya zamanaşımı dolduğundan düşme kararı verilmesine yönelik, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 151. maddelerine göre cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde

Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 07.03.2018 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;

11.05.2017 tarihli olay yeri inceleme raporunda kapı kilitlerinin ve oto camlarının sağlam olduğu ve katılanın beyanında aracının kapılarının kilitlenmediğini söylediğinin belirtildiği, katılanın kolluktaki alınan ilk beyanında aracını kilitli olarak park ettiğini söylemediği, sanığın olayı nasıl yaptığını hatırlamadığını beyan ettiği, katılanın da yargılamadaki beyanında aracın camı ve kapısı zorlanarak, kilide levye ile vurularak eylemin yapıldığını söylemesi itibarıyla, dosya kapsamındaki deliller arasında çelişki olması nedeniyle, katılan ile olay yeri inceleme tutanak mümziileri tanık olarak dinlenerek, dosya kapsamındaki görüntülere ilişkin bilirkişi raporu alınarak eylemin nasıl gerçekleştiği net bir şekilde tespit edilip, soncuna göre eylemin hukukî vasfınnın tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§