Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/14603 E. 2026/792 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/476 E., 2025/509 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : Uyarlama talebinin reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Hükümlü hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7499 sayılı Kanun'un 22. Maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanun'un 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün şikâyetçiye yönelik eyleminin, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 142/2-d, 143, 116/2-4 maddelerine uyan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu, ( iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek) sanık hakkında 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği nazara alınmaksızın Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2017/17-940 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; hükümlünün eyleminin; 5237 sayılı Kanun'un uyarlama kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını öngören 142/2-d maddesi ile verilecek cezanın üçte birine kadar artırım oranı öngören 143. maddelerine uyduğu ve bu maddelerin tatbiki ile tespit edilecek ceza miktarının hükümlü hakkında Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2002 tarihli ve 2001/1555 Esas, 2002/348 Karar sayılı kararı ile verilen ve kesinleşen 3 yıl 13 ay hapis cezası ile karşılaştırılması gerektiğinin anlaşılmasına rağmen, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62... . maddeleri ile değişik ve 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngören 142/2-h, d ve verilecek cezanın yarı oranında artırım öngören 143. maddelerinin uygulanması sonucunda tespit edilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının sanık hakkında kesinleşerek infazı gereken 3 yıl 13 ay hapis cezasından daha aleyhe olduğu değerlendirilerek uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§