Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/14526 E. 2026/388 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/71 E., 2022/864 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme

SUÇLARIN TARİHİ: 02.12.2015

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde

Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın

temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesinin ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklara verilen cezanın miktarı itibarıyla ... ve ... müdafiinin duruşma talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre sanıkların eylemini kapüşon ve maske takarak gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında: eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-f-g maddesine uymasına rağmen yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g maddesinden hüküm kurulması, 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak, aynı Kanun'un 43/1. maddesinin, aynı Kanun'un 143/1. maddesinden önce uygulanması sonuca etkili olmadığından; yargılama aşamasında kısmi iadenin ... tarafından yapılmaması nedeniyle sanık hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılamamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, uyulan bozmaya, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§