"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/430 E., 2025/253 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanığın metruk binaya uyuşturucu ticareti yaptığı düşünülen şikâyetçi hakkında muhbirlik amacı ile girdiğine, olay yeri raporundan da söz konusu yerin kullanılmayan bir bina niteliğinde olduğunun anlaşıldığına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi üzerinden cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın suç kastının bulunmaması nedeniyle suçun oluşmadığına, sanığın hırsızlık kastıyla hareket etmediğine, aksinin kabulü halinde ise sanığın almaya teşebbüs ettiği iddia edilen malın değer azlığı gözetilerek ceza vermekten vazgeçilmesi gerektiğine, sanığın düzenli bir hayat yaşamakta olup hayat tarzı gözetildiğinde hakkında takdiri indirim uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarında, olay günü ikametinin balkon ışığının yandığını görmesi üzerine koşarak ikametine gittiğinde apartman boşluğunda sanığı fenerle dolaşırken gördüğünü, sanığın kendisini görmesi üzerine paniklediğini, kaçmasını engellemek için tutmak istediği sırada aralarında boğuşma yaşandığını ifade ettiği, sanığın kolluk ekiplerince yakalandığında ise şikâyetçinin ikametinden çalınan cep telefonları ve falçatanın montunun ceplerinden, makasın ise sanık ve şikâyetçinin arbede yaşadığı konumda yerden ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149. maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.