Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/13906 E. 2026/5099 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2045 E., 2023/1767 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanığın 28.01.20 24... .02.2024 tarihli dilekçeleri ile temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğu,bu talebin incelenmesinin Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğu anlaşılmakla, mahkemenin temyiz talebinin reddine dair ek kararlarının kaldırılmasına; dosyanın incelenmesinde 02.10.2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık ve müdafiinin yokluğunda verilerek sanık müdafiine tebliğ edildiği; ancak sanık müdafiinin temyiz talebinde bulunmadığı, her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, 2019/573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilamında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin (...Ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır) gerekçesinde ortaya konan sakıncalı hâlin gerçekleşmiş olduğu, sanığın ilk dilekçesi olan 28.01.2024 tarihli dilekçesinde eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu ve taleplerinin kabulü ile öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyizinin, nakliyecilik yaptığına, dosyanın diğer sanığının talebi ile hayvanları kamyonuna yüklediğine ve atılı suçu işlemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın hüküm tarihinde Şanlıurfa Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun, UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığın duruşmadan vareste tutulmak istemediği de gözetilmeden hükmün açıklandığı 02.02.2022 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§