Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/13890 E. 2026/170 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/393 E., 2024/32 K.

SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle suça sürüklenen çocuk hakkında 1412 sayılı CMUK'nın hükümlerine göre temyiz incelemesi yapılıp, suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinde sebep gösterme zorunluluğu bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.09.2018 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 05.04.2019 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuğun gece vakti temyiz dışı suça sürüklenen çocuklarla şikâyetçinin ikâmetine hırsızlık amacıyla girmesi şeklindeki konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4, 119/1-c ve 31/3. maddelerinde düzenlenen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-d, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 10 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımı kesen son işlem olan 25.06.2012 tarihli sorgudan karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§