Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/13704 E. 2026/1847 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2025/296 E.,2025/375 K.

SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında bozma kararına uyulması ya da uyulmaması yolunda bir karar verilmemiş ise de, Mahkemenin fiilen bozma ilâmı gereklerini yerine getirmek sureti ile karar verdiği, kararın eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu belirlenmiş, şikâyetçi ...'ın 25.01.2022 tarihli duruşmada davaya katılma talebinin bulunmadığını belirtmesine rağmen, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, ayrıca bozma öncesinde yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi gerektiği hâlde tüm yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi sanık aleyhine temyiz istemi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Dairemizin, 18.11.2024 tarihli ve 2023/8841 Esas, 2024/16904 Karar sayılı bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 12.04.2022 tarihli kararda sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 168/2, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 5 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği, ancak bozma sonrası verilen 04.07.2025 tarihli kararda, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e, 145, 168/2, 62. maddeleri uyarınca verilen 5 ay hapis cezası ile aynı olduğu gözetilmeden "Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 5 ay hapis cezası üzerinden infazına, " karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan " Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 5 ay hapis cezası üzerinden infazına, " şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§