Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/13458 E. 2026/255 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1214 E., 2021/828 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, kasten yaralama

SUÇLARIN TARİHİ : 04.08.2019

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanık hakkında mala zarar verme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının istinaf incelemesi kapsamında olmadığı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından bu suç yönünden bir karar verilmediği, sanık müdafiinin temyiz isteminin de, sanık hakkında hırsızlık ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

I- Şikâyetçi ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/1214 Esas, 2021/828 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Sanık hakkında, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2019/488 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararı ile şikâyetçi ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II - Katılan ...'e karşı hırsızlık ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "yargılama konusu vakıanın müvekkili tarafından içtenlikle anlatıldığına, katılan ...'in cam şişe ile saldırısı sonrasında kendisini korumak amacıyla rastgele bıçağın sallanması neticesinde yaralanmanın meydana geldiğine, müvekkilinin istemeden şikâyetçinin yaralanmasına neden olduğuna, öldürme kastı ile hareket etmesi için taraflar arasında hiç bir husumet veya bir konu bulunmadığına, katılana ait aracın diğer yaralının hastaneye götürülmesi için alındığına, aracın hırsızlık gayesi ile alınmadığına, hırsızlık suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin maddi menfaat ve haksız kazanç ile yarar sağlamaya yönelik bir kastının bulunmadığına, samimi beyanları ile yargılama sürecine yardımcı olan müvekkilinin mahkemedeki tutumu da dikkate alınarak alt sınırdan ceza kurulması yerine teşdiden cezalandırılmasının doğru olmadığına, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter delil elde edilmesi gerektiğine, somut olayda ise sadece şüpheye dayalı mahkûmiyet kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın lehine hareket edilmesi gerektiğine, sanık hakkında verilen sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, ancak sonuç cezanın hesaplanmasında TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi kurallarına riayet edilmediğine, iddianamenin, mütalaanın ve hükmün birbiriyle uyumlu olmadığına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsup edilmediğine, sanığa iddianamenin kabul kararının, iddianamenin ve eklerinin okunmadığına, kısa karardaki hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının uyumlu olmadığına, sanığa yokluğunda toplanan delillerin sonradan bildirilmediğine, sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, tanık ve bilirkişilere usulünce yemin yaptırılmadığına, son sözün sanığa veya vekiline verilmediğine, sanık lenine hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığına, somut olay ile uygulanan kanun maddelerinin uyumlu olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§