Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/13451 E. 2026/5648 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/4243 E., 2019/1914 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükümleri temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Dairemizce yapılan iade işlemi üzerine ... ... İl Emniyet Müdürlüğü vekillerinin 17.06.2025 tarihli ve 17.07.2025 tarihli dilekçeleri ile kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören ... ...m İl Emniyet Müdürlüğü vekillerinin temyiz yetkisi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, suçtan zarar gören ... ... İl Emniyet Müdürlüğü vekilleri, sanık ... ve müdafileri ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanıklar ... (...) ..., ..., ... ve ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'un temyiz isteminin, verilen ifadelere göre kendisinin olayda suçunun bulunmadığına, arabadan inmediğine, ifadelerinde çelişki bulunmadığına, suçsuz olduğuna ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik incelemeyle tanık dinlenmeden karar verildiğine, sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içermesi gerektiğine, sanığın sabıka kaydının bulunmadığına ilişkin olduğu; sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, hırsızlık yapılmadığına, hurda olarak kovanların alındığına, cezanın ağır olduğuna, çöplük olarak bilinen bir yere yakın yerdeki konteynırın kilit ile muhafaza altına alınmadığına, hurda işiyle uğraşan insanların kovanları sahipsiz sanabileceğine, hırsızlık kastı ile hareket edilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, kovanların kilitli bir yerde muhafaza edilmediğine, sanığın suç kastının bulunmadığına, olay yerinin çöplük görünümlü bir yer olduğuna, sanığın maddi menfaat elde etmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu; suçtan zarar gören kurum vekillerinin temyiz istemlerinin, zararın giderilmediğine, sanıklara daha ağır ceza verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1. Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2017/392 Esas, 2018/65 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... ile suçtan zarar gören ... vekili ile Hazine vekili tarafından istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik ... vekili ile Hazine vekilinin istinaf istemlerinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeksizin yalnızca sanıkların istinaf istemleri incelenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... ile suçtan zarar gören ... vekili ile Hazine vekilinin aynı hükümlere karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece sanıkların talepleri üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez suçtan zarar gören vekillerinin istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hükümler hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanıklar hakkındaki hükümlere dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükümleri yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde;

İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerine yönelik suçtan zarar gören ... vekili ile Hazine vekilinin istinaf istemlerinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca sanıkların istemleri incelenerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... ile suçtan zarar gören ... vekili ile Hazine vekilinin istinaf talepleri birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklar ..., ... ve ... a zorunlu müdafi atanması, savunmalarının zorunlu müdafii huzurunda alınması ve kısa kararın zorunlu müdafilerinin hazır bulunduğu duruşmada açıklanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve müdafileri, sanık ... müdafii, ... ... İl Emniyet Müdürlüğü vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§