"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/743 E., 2025/354 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet (hırsızlık suçu bakımından)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Ⅰ. Sanık müdafiinin konut dokunulmazlığının ihlâli suçuna yönelik olarak temyiz isteminin incelenmesinde
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ve 2024/743 Esas, 2025/354 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, sanık müdafiinin konusu bulunmayan temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
ⅠI. Sanık müdafiinin hırsızlık suçuna yönelik olarak temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın kullandığı araçta yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma sonucu karar verildiğine, şikâyetçinin zararının giderildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi sanık hakkında beraat kararının verilmesi gerektiğine, suç işleme kastı olmaksızın zorunluluk hâli kapsamında şikâyetçiye ait aracı kullanmak zorunda kaldığına, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde mahkûmiyet kararının verildiğine ve sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ançak;
Sanığın suç tarihinde inceleme dışı diğer sanık ile birlikte, şikâyetçinin ikametinden 3 adet cep telefonu, 1 adet tablet bilgisayar, 1 adet LCD televizyon, 1 adet uydu alıcı, erkek kol saati, tespih ve 1.900,00 TL parayı çalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın da bulunduğu araçta, 2 adet cep telefonu, 1 adet tablet bilgisayar, 1 adet LCD televizyon ve 1 adet uydu alıcının ele geçirildiği, 03.03.2020 tarihli duruşmada, şikâyetçinin sanıklar tarafından kalan zararının karşılandığını beyan ettiği anlaşılmakla; kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle şikâyetçiden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca gereği için dosyanın İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.