Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2025/10069 E. 2026/146 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/619 E., 2023/119 K.

SUÇ : Hırsızlık

SUÇ TARİHLERİ : 09.05.2011, 26.05.2011

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

Sanığın suç tarihi olan 09.05.2011 günü gündüz vakti sayılan saat 21.00 sıralarında, yolda yürümekte olan katılandan telefonunu istediği ve telefonu alan sanığın bir daha geri getirmediği olayda, sanığın hırsızlık suçundan eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan (aslî) dava zamanaşımı süresinin 19.11.2014 olan ilk mahkûmiyet tarihinden 21.03.2023 olan ikinci mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak DÜŞMESİNE,

II. Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde

Sanığın üzerine atılı suçun vasfı itibariyle Tebliğnamede'ki zamanaşımı nedeniyle düşme düşüncesine iştirak edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın suç tarihi olan 26.05.2011 günü gündüz saat 16.00 sıralarında temel atma töreninde oturan katılan ile sohbet edip daha sonra telefonla konuşan katılanın elinden telefonu çekip aldığı olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca infaz bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§