Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/742 E. 2026/6022 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2387 E., 2023/1818 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, ''Sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, sanıklar ... ve ... yönünden davanın reddi ile sanık ... yönünden beraatine karar verildiğine, sanıkların ayrı ayrı atılı suçlardan cezalandırılmalarını talep ettiklerine'' yönelik olduğu, sanık ...'ın temyiz isteminin '' atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesini talep ettiğine'' yönelik olduğu, sanık ...'ın temyiz isteminin ''Atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesini talep ettiğine'' yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''Sanığın beraatine karar verilmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmediğine, bu yönü ile kararın düzeltilmesini talep ettiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya içeriğine göre sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Tüm dosya içeriğine göre; katılanın suça konu römorku en son 11.09.2017 günü kontrol ettiğini, 18.09.2017 günü ismini bilmediği bir kişi tarafından gizli numaradan aranılarak römorkunun satılmaya çalışıldığı bilgisine ulaşması üzerine yaptığı kontrolde römorkun çalındığını tespit ettiğini beyan etmesi karşısında sanıkların suç tarihinde kullanımında olan telefon hatları tespit edilerek, hatların 11.09.2017-18.09.2017 tarihleri arasındaki HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj baz istazsyonu vs) ... ve İletişim Kurumundan getirtilerek, sanıkların kullandıkları numaralı hatların, bu tarihlerde suç yerinden sinyal alıp almadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

2-Sanıklar ... ve ... yönünden,11.07.2017 tarihinde katılan ...'in iş yerine ait ... marka römorku çaldıkları iddiasıyla, hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.09.2017 tarihli ve 2017/8680 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli ve 2017/584 Esas, 2019/377 Karar sayılı kararı ile sanıkların ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, bahse konu karara yönelik sanıkların istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2021/47 Esas, 2021/830 Karar sayılı ilâmı ile sanıkların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek, hükümlerin 30.03.2021 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; aynı suçlardan Tekirdağ 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/80 Esas, 2022/231 Karar sayılı dosyası ile derdest dava bulunduğundan bahisle davanın 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiş ise de, sanıklar hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.09.2017 tarihli ve 2017/8680 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davasının mükerrer olmadığı, aynı şikâyetçiye yönelik, farklı tarihli eylemi içerdiği, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde öngörülen davanın reddi koşullarının gerçekleşmediği, 11.09.2017 tarihli eylemler için yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir hüküm kurulması gerektiği ve sanıkların aynı katılana yönelik 11.07.20 17... .09.2017 tarihli eylemleri bakımından haklarında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak, oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde de zincirleme suç ilişkisi bulunan suçlara ilişkin mahkûmiyetlerin kesinleşmiş olması durumunda kesinleşen ceza süresi mahsup edilerek infaz edilmesi gereken cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§