Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/5314 E. 2026/8463 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2784 E., 2023/2359 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 18.12.2023 tarihli ve 2023/2784 Esas, 2023/2359 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde

Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 27.12.2023 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Kanun'un 291/2. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süreden sonra 08.02.2024 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

III- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz nedenlerinin, sanığın ısrarla hırsızlık kastı ile hareket etmediğini belirtmiş olmasına karşın, dosyada hırsızlık kastını belirten tek bir delil bulunmamasına karşın sanığın bu kast ile hareket ettiğinin kabul edildiğine, sanığın olay yerinde yalnızca esrar kullandığının toplum tarafından görülmemesi amacıyla bulunduğuna, nitekim sanıkların girdiği bu bodruma herhangi bir vatandaşın da kolaylıkla girebileceği göz önüne alındığında başkalarının da olay yerine girip kabloları kesmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğuna, hiçbir surette kabloların kesildiğinin kabulü anlamı taşımamakla birlikte bir an için sanığın olay yerindeki kabloları yalnızca kestiği ve bu kabloları olay yerinden almadığı görüldüğünde ilgili fiilin yalnızca mala zarar verme suçunun unsurları oluşturmakta olup hırsızlık suçunun yasada tanımlı şartlarını taşımadığına, sanığın isnat edilen suçu kesinlikle işlemediğine, yerel mahkemece kesin bir kanaate varılmadan yalnızca şüpheye dayanılarak sanığın cezalandırılması cihetine gidildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

IV- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "vakit geçirmek amacıyla için binaya gittiklerine, kullandıkları madde nedeniyle gelen sesler yüzünden memur sanıp kaçtıklarına, hırsızlık amacıyla olay yerine gitmediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;

Sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2021/1451 E., 2022/876 K. sayılı kararına konu suç tarihinin 15.08.2021 olduğu, anılan ilâmda mükerrirliğe esas alınan ilâmın ise Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/864 Esas sayılı kararı olup, kesinleşme tarihinin 27.10.2021 olduğu, kesinleşme tarihinden önce ikinci kez tekerrüre esas ilama konu suçun işlenmesi nedeni ile bu ilâmın tekerrüre esas kabul edilemeyeceği gözetilmeden, ve sanığın adlî sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esal alınabilecek ilâmın bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın birinci kez mükerrirliği yerine, yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından "... ikinci kez tekerrüre esas, ... 5275 sayılı kanunun 108/3 maddesi gereğince İKİNCİ DEFA TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA," şeklindeki kısımların çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2021/1451 Esas, 2022/876 Karar sayılı ilamındaki tekerrür uygulaması yönünden kanun yoluna gidilmesi mümkün görülmekle dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§