Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/4646 E. 2026/8209 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/5015 E., 2023/3892 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, Mahkemece hükme esas alınan CD inceleme tutanağında katılana ait depoya girip çıkanların yüzlerinin belli olmadığı, deponun girişini görüntüleyen kameradan suçu işleyenlerin teşhis edilemediği belirtilmesine rağmen, olay yerine uzaklığının ne kadar olduğu dahi belli olmayan...isimli iş yerinin güvenlik kamerasında yüzü göründüğü için depoya girip hırsızlık yapan kişinin de sanık ... olduğunun kabul edilmesi ve kendisine ceza verilmesinin usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna, aynı kamera açısına aynı saatlerde o bölgede işi olan herkesin girebileceğine, deponun herhangi bir yerinde parmak izi bulunmadığına, görgüye dayalı ifadenin bulunmadığına, sanığın sırf işsizlikten ve ekonomik koşullarının ağırlığından dolayı yapmak zorunda olduğu kağıt toplama işinin gereği olarak gece vakti sokaklarda çalışmak zorunda olduğu için bu haksız yargılama ve ceza ile karşı karşıya kaldığına, katılana ait deponun kapı kasasında ve kilit sisteminde herhangi bir zorlama ve dağınıklık olmadığının tespit edildiğine, deponun kapısının açık olduğunun kabulünün gerektiğine, açık olan depodan başka kişi ya da kişilerin de suça konu eşyaları almış olmasının muhtemel olduğuna, katılan ifadesinde, sabah deponun kapısını anahtarla açtığını, içeri girdiğinde eşyalarının depoda olmadığını gördüğünü söylediğine, katılan ile hiç tanışıklığı olmayan sanıkların anahtarla kapıyı açıp eşyaları alıp çıktıktan sonra yine anahtarla kapıyı kilitlemiş olmaları gerektiğine, bu durum dahi sanıkların üzerine atılı suçu işlemiş olmalarının hayatın olağan akışına ve sanıklara verilen cezanın da hakkaniyete aykırı olduğunu gösterdiğine, suçu kabul etmemekle birlikte deponun kapısında zorlanma, aşınma, dağılma olmadığının sabit olduğuna, bu durumda TCK'nın 141. maddesine göre hüküm kurulması gerekirken nitelikli halden hüküm kurulması ve sanığa çok fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların bozulması gerektiğine'' ilişkin, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Olay yerinde yapılan incelemelerde deponun kapı kasası ve kilit sisteminde zorlama olmadığı, herhangi bir dağınıklık olmadığı ve olay yerinde iz ve bulguya rastlanılmadığının tespit edildiğine, Mahkemece hükme esas alınan CD tutanağında katılana ait depoya girip çıkanların yüzlerinin belli olmadığına, deponun girişini görüntüleyen kameradan suçu işleyenlerin teşhis edilemediği belirtilmesine rağmen, olay yerine uzaklığının ne kadar olduğu dahi belli olmayan dönüş istikametindeki ... isimli iş yeri önüne geldiğinde net olarak tespit edildiğinin belirtildiğine, ..., herkesin gelip geçebileceği bir yer olup, sanığın bu büfe önünde gözükmesi üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğini kanıtlamayacağına, deponun herhangi bir yerinde parmak izine rastlanılmadığına, sanığın kağıt toplayarak geçimini sağlamasının ve genelde gece çalışmasının üzerine atılı bu suçu işlediği şeklinde yorumlanamayacağına, katılanın beyanında depoya anahtarıyla açarak girdiğini söylediğine, sanığın depoya zorla girdikten sonra deponun kapısını kitleyerek çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmayan sanığa verilen cezanın kaldırılmasını ve sanığın beraatine karar verilmesine, suçu kabul etmemekle birlikte deponun kapısında zorlanma, aşınma, dağılma olmadığının sabit olduğuna, bu durumda TCK'nın 141. maddesine göre hüküm kurulması gerekirken nitelikli halden hüküm kurulması ve sanığa çok fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına

'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara Batı 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/366 Esas, 2017/676 Karar sayılı ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Mahkemece tekerrüre esas alınan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/366 Esas, 2017/676 Karar sayılı ilamının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 25.12.2023 tarihli ve 2021/19408 Esas, 2023/9769 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2024/352 Esas, 2024/458 Karar sayılı ilâmı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve verilen kararın sanığın inceleme konusu suçu işlemesinden sonra 06.11.2024 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin kısımların çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§