"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1366 E., 2023/2069 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; ''Tekerrüre esas alınan Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/533 Esas sayılı dosyasındaki kararın kesinleşme tarihinin 21.01.2016 olduğuna, sanığın 1 yıl 11... gün hapis cezasını 24.03.2018 tarihinde infaz ettiğine, atılı suçun işlenme tarihinin ise 15.07.2022 olduğu, Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinde 5 yıldan az hapis cezası almış sanığın önceki cezasının kesinleşme ya da infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiğine, infaz tarihi olan 24.03.2018 tarihinden itibaren 3 yıllık yasal süre geçtiği için tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kararın bozulmasına'' ilişkin, sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın tüm aşamalarda istikrarlı ve samimi beyanlarda bulunarak etkin pişmanlık gösterdiğine, hırsızlanan otomobilin olay anında sağ arka kapısının açık olduğuna, araba kilitli olmamasına rağmen kilitlenmek suretiyle oluşan nitelikli halden ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu hususun sanık lehine yorumlanması gerektiğine, suç vasfının hatalı değerlendirildiğine, öncelikle kullanma hırsızlığının aksi halde basit hırsızlığın değerlendirilmesi gerektiğine, sanıkların tüm aşamalarda olay gecesi sağlık problemleri olduğu için ve gece vakti otobüs ya da dolmuş gibi vasıta bulamamaları sebebiyle zorunluluk halinde eve gitmek için arabayı aldıklarını, daha sonra şikâyetçinin evinin yakınına görünür bir yere aracı bırakmak istediklerini beyan ettiklerine, etkin pişmanlık göstermelerine rağmen usul ve yasaya aykırı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre,
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/533 Esas, 2013/481 Karar sayılı ilâmının 24.03.2018 olan infaz tarihinden itibaren, temyize konu suçun işlendiği 15.07.2022 tarihine kadar 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilâmın da bulunmadığı gözetilmeden aynı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarıncaca Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.