Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/4584 E. 2026/8215 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/4104 E., 2023/3601 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların ve müdafiilerin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin; ''Sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin nitelikte bir delil olmadığına, deliller tam olarak toplanmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edildiğine, gerek soruşturma gerekse kovuşturma evresinde sanığın üzerine atılı suçlamalar ile ilgili olarak samimi ve gerçekçi beyanlarda bulunduğuna,...da bulunan işletmelerde uzunca süredir meydana gelen hırsızlık suçlarından dolayı faillerin tespit edilmeye çalışıldığı ve en son 17/01/2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında 48... plakalı aracın şüpheli araç olarak değerlendirilmesi üzerine araç içerisinde bulunan sanığın ve diğer sanık ... şüpheli konumuna getirildiğine, salt sanık ile arasında husumet bulunan diğer sanık ...'in beyanı esas alınarak sanık hakkında kamu davası açıldığına, diğer sanık ...'in suçlamalardan kurtulabilmek adına sanığa iftira attığına, HTS kayıtlarında yer alan bilgiler yalnızca telefonun nerede bulunduğunu ve hangi numaralarla görüşme, mesajlaşma yapılabildiğini gösterdiğine, kayıtların telefonu o an kimin kullandığını, görüşmeyi yapan kişilerin kim olduğunu, görüşmede ne görüşüldüğünü göstermediğine, HTS kayıtlarının içerik ve taraf belirlemesi yapılmaksızın, tahmine veya varsayıma dayalı olarak aleyhte değerlendirme yapıldığına, sanığın telefonunu ara ara telefon kullanmayan diğer sanık ...'e verdiğini ifade ettiğine, dosya kapsamında hırsızlandığı iddia edilen malların ne kadar büyüklükte olduğu, bu kadar büyük eşyaların nasıl ve neyle taşındığı, söz konusu malların sanığın daha sonra içerisinde bulunduğu aracın içerisine sığabilecek nitelikte olup olmadığının irdelenmediğine, dosya kapsamında adı geçen diğer kişilerin de hiçbir şekilde dinlenilmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken üzerine atılı tüm suçlardan cezalandırılmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin; ''Dosyada somut delil mevcut olmaksızın sanık hakkında hüküm tesis edildiğine, eksik inceleme neticesinde hüküm verildiğine, güvenlik kamera kayıtlarında sanıkların maske ve kapüşonla yüzlerini gizleyerek tanınmamak için önlem alarak hırsızlık yaptıkları ve PTS kayıtlarından suça konu olan hırsızlık olaylarının 48... plakalı araçla gerçekleştiğinin tespit edildiği, 19.01.2022 tarihinde aynı aracın ilçeye giriş yaptığı ve bunun tespit edilmesinin ardından yapılan uygulama neticesinde araç içerisinde ..., ... ve...isimli şahısların görüldüğünün belirtildiği, ancak sırf bu hususların sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir şekilde ispatlamadığına, sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğini gösterir delillerin dosya kapsamında bulunmadığına, sanığın yargılamaya konu olan yerde olduğunu gösterir HTS kayıtlarının olmadığına, sanığın suça konu olan yerde olduğu ve üzerine atılı hırsızlık suçunu oluşturan eylemleri gerçekleştirdiği şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilemediği halde istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın hukuka aykırı olduğuna, verilen bu hükmün bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın adli sicil kaydına göre ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli ve 2017/418 Esas, 2018/409 Karar ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmamış olması nedeniyle bu ilamın ikinci kez mükerrirliğe esas alınamayacağı, yine adli sicil kaydında bulunan Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/730 Esas, 2021/345 Karar sayılı ilâmında yer alan cezanın 2. kez mükerirliğe esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine "Sanık hakkında verilen Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/730 esas, 2021/345 karar sayılı ilamı tekerrüre esas kabul edilerek sanığın 5237 Sayılı yasanın 58. maddesi gereğince 2. KEZ MÜKERRİR SAYILMASINA, sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza bakımından 5237 Sayılı TCK.’ nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§