"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3942 E., 2023/4088 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi ve bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, önceki hükümden daha ağır olan hükmün hukuki olmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise; atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin delil olmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. ve diğer lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2017/439 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143., 168/2 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/3410 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiziyle, Dairemizin 05.09.2022 tarihli ve 2022/4792 Esas, 2022/13974 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle bozularak dosyanın gereği için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmesine rağmen sehven ilk derece mahkemesi olan Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesince yeniden yargılama yapılarak 15.11.2022 tarihli 2022/594 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği anlaşılmakla; Yargıtay CGK'nın 22.03.2023 tarihli, 2023/1-15 Esas, 2023/169 Karar sayılı içtihadında, "Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin CMK’nın 280/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırması ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün hukuki varlığının artık sona erdiği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kurduğu yeni hükmün temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece bozulmasının ise kaldırılmakla hukuki varlığı sona eren İlk Derece Mahkemesinin bu hükmüne yeniden geçerlilik kazandırmayacağı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, ilk derece mahkemesince verilen hükme sıkı sıkıya bağlı olduğundan Yargıtay incelemesi sonucu verilen bozma kararıyla ilk derece mahkemesi hükmünün de tamamen ortadan kalkacağı hususları birlikte gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin CMK’nın 280/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak kurduğu yeni hükmün temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece bozulmasından sonra, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince yeniden hüküm kurulurken zaten ortadan kaldırılmış ve hukuki varlığı sona erdirilmiş İlk Derece Mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. fıkrası uyarınca tekrar kaldırılmasına gerek olmadığı kabul edilmelidir." şeklinde belirtildiği üzere; Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince bu aşamada yeniden yargılama yapılarak Dairemizce verilen bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi yerine daha önce kaldırılmasına karar verilen ve hukuki geçerliliği olmayan Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2017/439 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi gereği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.