Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/3920 E. 2026/8300 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1108 E., 2023/4209 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanıkların, hırsızlık suçu işlenen dairenin bulunduğu sokaktan geçmiş olmaları nedeniyle söz konusu suçun failleri olarak kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; sanıkların katılana ait daireye girdiklerine dair herhangi bir delil bulunmamasına rağmen, varsayıma dayalı olarak hırsızlık yapan şahısların yoldan geçen şahıslar olduğu değerlendirilerek mahkumiyet hükmü tesis edildiğine, sokaktan geçen kişilerin sanıklar olup olmadığı dahi tam olarak tespit edilememişken katılanın konutuna giren kişilerin bu kişiler olup olmadığı hususunda ciddi şüphe bulunduğuna, sanıkların benzer suçlardan sabıkalarının bulunması bu suçu da onların işlediğini göstermeyeceğine, sanıkların istikrarlı beyanları ve başka yan deliller bulunmaması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının esastan reddi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, sanıkların yalnızca apartmana giriş görüntülerine dayanılarak mahkûm edildiği, suçun her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delillere dayanmadığı, sanıkların hırsızlık eylemini gerçekleştirdiklerine dair başkaca delil bulunmadığından ilk derece mahkemesinin beraat kararı yerinde iken, istinafça bu kararın kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve kararın bozulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya içeriğindeki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanıklar hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümlerden sanıkların koşullu salıverilmemesine ilişkin kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§