"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1916 E., 2023/5147 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayıl Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Oluş ve dosya içeriği, mahkemenin inanç ve takdiri gibi matbu, genel geçer ve soyut ibarelerle, sanık müdafilerince sunulan dilekçelerde yer alan hiçbir somut gerekçe, delil ve savunmaya cevap vermeksizin esastan red kararı verildiğinin görüldüğüne, istinaf mahkemelerinin sanıkla özdeşleştirip bireyselleştirmeksizin yer verdiği soyut, genel geçer ibarelerin, iki dereceli yargılama hakkının güvencesi olan ve maddi vakanın doğrudan incelenip değerlendirme imkanı bulduğu istinaf muhakemesi usulünün niteliğine ve yargılama rolüne aykırı olduğuna, bu tür istinaf kararlarının İHAS m.6/1, Anayasa m.36/1 ve m.141/3 ile CMK m.34 ve m.230’a aykırı olup, dürüst yargılanma hakkı kapsamında kabul edilen gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğine, sanığın hırsızlık kastı bulunmadığına ve gerekçesiz olarak sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğindeki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında yer alan İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/485 Esas, 2020/108 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi uyarınca verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasını içeren hükmün, 04.02.2026 tarihli ek karar ile infazının durdurulması üzerine, 04.02.2026 tarihli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2026/315 Esas, 2026/321 Karar sayılı ilâmı ile kaldırılması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak ''Sanık hakkında 28.12.2021 kesinleşme tarihli, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/29 Esas, 2020/472 Karar sayılı 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca verilmiş 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınmasına'' karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.