Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/1674 E. 2026/5079 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2582 E., 2023/2593 K.

SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, "suçun üst sınırdan verilmemesi ve cezada indirim yapılmasının hakkaniyetle bağdaşmadığına, hükmedilen cezanın yetersiz olduğuna, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, "sanığın çağrılması üzerine olay yerine gittiğine, davet ve çağrı üzerine olay yerine giden sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlemediğine, katılanların sanığın kızına yaptıkları haksız fiillerin dikkate alınmadığına, bu durum göz önüne alındığında sanığın beraatine karar verilmesi yahut lehe olan hükümlerin uygulanmasının söz konusu olabileceğine, hatalı, eksik ve yetersiz değerlendirme ile karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 11.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§