"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1921 E., 2023/2890 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; müşteki ve sanık arasında ikinci derece kayın hısımlığı nedeniyle TCK'nın 167/2. maddesi uyarınca suçun şikâyete tabi olup, uzlaşmaya tabi olduğu göz önüne alınarak, usulüne uygun uzlaştırma işlemlerinin yapılması için hükmün bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiğine, sanığın temyiz isteminin; suçu işlemediğine, zararı karşıladığına yönelik olduğu, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin lehe olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre sanık ...'ın, erkek kardeşinin eşi ...'e ait olan ve bizzat ...'in kullandığı cep telefonunun, bu durumu bilen sanık tarafından mutfak masası üzerinden çalındığı olayda;
Sanık ... ile müşteki ... ve ...'in eşinin aynı konutta beraber yaşamadıkları, farklı konutlarda yaşadıkları, müşteki ... ile sanık ... arasında ikinci derece kayın hısımlığı ilişkisi olduğu, bu konuyu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 167/2-2. cümlesinde "amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısımlarının zararına işlenen suçlarda, bu hısımlar ile sanığın aynı konutta beraber yaşamakta olmaları şartı ile birlikte mağdurun şikâyeti de var ise yargılama yapılarak ceza indirimi uygulanacağı " düzenlemesi karşısında, temel şartın sanık ile müştekinin aynı konutta birlikte yaşamaları şartı olduğu hususu gözetilmeden, müşteki ile ikinci derece kayın hısımı olan sanık ...'ın aynı konutta birlikte yaşamadıkları da dosyadan anlaşıldığı hâlde, anılan husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile TCK'nın 167/2-2. cümlesi gereği indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.