"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1217 E., 2023/2242 K.
SUÇLAR : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : :Ret, onama
Katılan vekilinin 06.12.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmünü temyiz ettiği, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ise istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, temyiz incelemesinin yalnızca sanık ... yönünden olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine'' ilişkin, katılan vekilinin temyiz isteminin ise; ''Sanığın isnat edilen suçu işlediğinin sabit olduğuna, dosya kapsamında bulunan bütün delillerin sanık aleyhine olduğuna, yeterli araştırma yapılmadan sanık hakkında beraat kararı verildiğine, kararın bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü, sadece sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş olması ve bu şekilde sanık müdafiinin "müdafii" sıfatıyla hukukî sonuç doğuran işlem yapmış olması karşısında Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 16.500,00 TL maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.