Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/1512 E. 2026/6103 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3872 E., 2023/3599 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında bazı ayrıntılar haricinde birbiri ile benzer ve tutarlı beyanlarda bulunduğuna, atılı suç ile sanık ...'ın herhangi bir ilgisinin bulunmadığına, işlendiği iddia edilen suçta herhangi bir katkısı bulunmayan sanık hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, nitekim diğer sanık ...'in ifadelerinin de benzer mahiyette olduğuna, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut bir delilin bulunmadığına, yalnızca söz konusu araçta bulunmasının hırsızlık suçunu işlediği anlamına gelmeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte alt sınırdan uzaklaşılarak hükmedilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının sanığın beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesine

'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın hırsızlık eylemi ile ilgisinin olmadığına, arkadaşlarının ricası üzerine olay yerinde bulunduğuna, yine tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere sanığın hırsızlık eylemi ile ilgili bilgisinin olmadığına, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin dosya içeriğine ve hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesine'' katılan vekilinin temyiz isteminini ise; ''Sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, sanıkların en alt sınırdan cezalandırıldıklarına, verilen bu kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, meydana gelen zararın ağırlığı, işlenen suç neticesinde birçok telefon ve internet müşterisinin 30 gün süreyle hizmet alamaması ile oluşan kamu mağduriyeti de göz önüne alındığında verilen cezanın oldukça yetersiz olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sivas 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§