Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/14669 E. 2026/1680 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/789 E., 2024/623 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nu 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada karar tarihinde temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; sanık ... ve sanıklar müdafiinin yüzlerine karşı verilen 22.05.2024 tarihli kararda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'ın 09.07.2024 tarihli ve sanıklar müdafiinin 02.07.2024 tarihli temyiz istemlerinin, süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ... A.Ş.'ye Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Dosya içeriğine göre, sanıkların katılan ... A.Ş.'ye ait olduğu belirtilen 63... cm uzunluğundaki parça haldeki telefon kablolarını nereden, ne şekilde çaldıklarının tespit edilemediği, bozmadan sonra mahkemece müzekkere ile sorulması üzerine katılan ... A.Ş.'nin 14.02.2023 tarihli cevabi yazısında, şirket nezdinde hasara ait tutanağın bulunmadığı bildirilmek suretiyle suça konu kabloların nereden çalındığına dair herhangi bir bilgi verilmediği, bu hususta kolluk görevlilerince yapılmış denetime elverişli herhangi bir görgü tespit tutanağının bulunmadığı ve sanık ...'nin bozmadan sonra alınan savunmasında, kabloların direk üstünde olmadığını, kamyonetlerin yanında açıkta olduklarını savunduğu anlaşılmakla, suça konu telefon kablolarının nereden, nasıl çalındığı kesin şekilde tespit edilemediği ve sanıkların savunmalarının aksi de ispat edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi kapsamında kaldığının kabulünün gerektiği belirlenmekle;

Sanıkların yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 14.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren 22.05.2024 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ... Genel Müdürlüğü'ne Karşı Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§