"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/731 E., 2024/454 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2020/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı doğrultusunda, sanığın yokluğunda verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhkemesi Kanunu'nun 35/2. maddeleri uyarınca, sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen 17.07.2022 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... . vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde
Dosya kapsamına göre, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.08.2012 tarihli iddianamede sanık ... hakkında katılan ....'ye yönelik hırsızlık suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, ancak katılan ... .'ye yönelik hırsızlık suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılmak suretiyle, sanık hakkında katılan ... .'ye yönelik hırsızlık suçundan temyize konu dosyada açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden kurulan beraat hükmünün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu nedenle ortada temyizen incelenecek herhangi bir hüküm bulunmadığından, kararın Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan .... vekilinin; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar .... ve ... İletişim A.Ş. vekillerinin; sanık ... hakkında katılan ....'ye yönelik 09.03.2012, 20.03.2012, 26.07.2012, 01.08.2012, 04.08.2012 tarihli eylemlerine ilişkin hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında katılan ... .'ye yönelik 22.03.2012 ve katılan ....'ye yönelik 06.08.2012 tarihli eylemlerine ilişkin hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde
Adlî emanetin 2012/583, 2012/584, 2012/419, 2012/597, 2012/1000 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suç tarihlerinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önceye tekabül eden 22.03.20 12... .08.2012 tarihleri olduğu ve suç tarihi itibarıyla sanığın daha lehine olan 6545 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki hâline göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesindeki artırım oranı en fazla 1/3 olduğu hâlde, bu oranın da üstünde bir oran olan 1/2 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayini,
2. Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.