Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/11712 E. 2026/5091 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/569 E., 2021/161 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Yokluğunda verilen 03.03.2021 tarihli mahkûmiyet hükmünün, Kocaeli Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü iken COVID-19 iznine ayrılan sanığın izin belgesi uyarınca izni geçireceğini bildirdiği adrese tebliğe çıkartıldığı, bildirilen mahalle ve sokağın bulunmaması nedeniyle bila tebliğ iade edilmesi üzerine, kararın adres kayıt sisteminde kayıtlı olan ve sanığın önceki 11.11.2011-23.03.2012 tarihleri arasında tutuklu olarak bulunduğu Silifke M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ait adres olduğu anlaşılan cezaevi adresine tebliğe çıkartıldığı ve "evrak memuru"na tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın adres kayıt sistemindeki adresinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine yapmış olduğu 26.08.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek Tebliğname'deki temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c ve 151/1 maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 30.11.2012 tarihinden inceleme tarihine kadar kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§