Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/1146 E. 2026/5139 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/3249 E., 2023/3350 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM: İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanık müdafiinin 01.11.2023 tarihinde yüzüne karşı açıklanan karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 06.1.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu ve gerekçeli temyiz sebeplerini bildirmek üzere gerekçeli kararın tarafına tebliğini istediği, gerekçeli kararın, 14.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesini 7 günlük yasal süreden sonra 30.11.2023 tarihinde dosyaya sunduğu, ancak gerekçeli kararda 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren 7 günlük süre içerisinde verilmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratın bulunmaması nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli, ... nolu bireysel başvuru kararı da dikkate alınarak, sanık müdafiinin 30.11.2023 tarihli gerekçeli ek dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 62. maddeleri uyarınca iki kez 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, sanık müdafinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında önceki hükümlerde TCK'nın 143. maddesi uygulanmadığı ve bu durumun kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden hüküm kurulduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§