Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/1070 E. 2026/5086 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/814 E., 2023/1291 K.

SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.01.2024 tarihli Tebliğname'de sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin reddi ile ek kararın onanması yönünde görüş bildirilmişse de, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ek kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden sanığın temyiz isteminin reddine karar verilerek ek kararın sanığa 23.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın ek kararın tebliğini takiben yasal süreden sonra sunduğu 03.07.2023 tarihli dilekçesinin içeriği itibari ile hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebi niteliğinde olup, ek karara yönelik temyiz isteminde bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkındaki temyiz incelemesinin kapsamının hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I. Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 22.06.2023 tarihli ek karara yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 2022/814 Esas, 2023/1291 Karar sayılı ek kararının sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddine ilişkin olan ve 23.06.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen ek kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 296/2. maddesinde öngörülen 7 günlük süreden sonra 03.07.2023 tarihinde temyiz eden sanığın süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,

II. Sanıklar haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek;

Sanık ... müdafii Av. ...'in temyiz isteminin, "şikâyetçi anlatımından ve olay yeri güvenlik kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere iş yerinde hırsızlık gerçekleştirilmediği gibi eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer azlığı sebebiyle indirim yapılması gerektiğine, olay tarihi ile şikâyet tarihi arasında zaman farkı bulunduğuna, ortada bir hırsızlık eylemi olmadığı için mantık ilkelerine göre sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığına, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık oluşturduğuna, sanık hakkında hiçbir takdiri ve yasal indirimin uygulanmadığına"; sanık ... müdafii Av. ...'ın temyiz isteminin, "sanığın zarar giderim iradesinin söz konusu olması nedeniyle şikâyetçiye ulaşılamaması halinde mahkemece ödeme yeri belirlenmek üzere kararın bozularak dosyanın iadesini talep ettiklerine, şikâyetçinin beyanlarından açık bir şekilde anlaşılacağı üzere ortada bir hırsızlık durumunun söz konusu olmadığına, rapor içeriğinde sanık nezdinde net bir kanaat bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, yasal, inandırıcı somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğuna"; sanık ...'ın temyiz isteminin, "lehine olan maddelerin uygulanmadığına, olayla alakasının bulunmadığına, şikâyetçinin telefonu merdiven boşluğunda bulması nedeniyle herhangi bir mal zararı bulunmadığına, ortada herhangi bir hırsızlık bulunmamasına rağmen hakkında en ağır şekilde ceza tayin edildiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine, ceza miktarının çok fazla olduğuna, şikâyetçinin telefonu düşürme ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerektiğine, sanık lehine hükümlerin uygulanmasını talep ettiklerine"; sanık ...'in temyiz isteminin, "lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, "sanık hakkında varsayım üzerinden hareket edilerek mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, rapor içeriğinde ihtimale dayalı tespit mevcut olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında yeterli gerekçelendirilmeden takdiri indirim uygulanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,

Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§