Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2024/10455 E. 2026/8266 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/143 E., 2024/1291 K.

SUÇ : Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, zorunlu müdafii atanmadan karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, suç vasfında hata yapıldığına, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ve kararın gerekçesiz olduğuna; sanık müdafiinin temyiz isteminin, fazla ceza tayin edildiğine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporu dahi alınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

Katılanın tüm zararının kovuşturma aşamasında temyiz dışı sanık ... ...tarafından tazmin etmek sureti ile giderildiği, başkaca iade ya da tazmin gereken zarar kalmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 Esas ve 2016/1242 Karar sayılı ilamında “Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi hâlinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için "İade ve tazmin" şartı aranmayacak ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir." şeklinde birlikte suç işleyenler yönünden etkin pişmanlık uygulamasına açıklık getirildiği, inceleme konusu dosyada da sanığın etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§