Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/7078 E. 2026/314 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1318 E., 2021/1587 K.

SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

SUÇLARIN TARİHİ : 03.03.2020

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanık ... müdafii tarafından verilen temyiz dilekçesinin içeriğine göre temyiz isteminin kapsamının sadece hırsızlık suçundan, sanık ... müdafii tarafından verilen temyiz dilekçesinin içeriğine göre de temyiz isteminin kapsamının sadece hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafii yönünden hırsızlık suçundan, sanık ... müdafii yönünden hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere hasren yapılan temyiz incelemesinde;

I. Sanıklar Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin, Sanık ..., Sanıklar ... İle ... Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Yönünden; Sanıklar ... İle ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin, Sanık ... İle ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin, sanık ...'ın savunmalarının aşamalarda çelişkili olduğuna, ...'ın kendisine iftira attığına, atılı suçu işlemediğine; sanık ... ile ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, dosyada sanık ...'ın atfı cürmü dışında sanıkların mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, verilen kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların lehine olan hükümlerin uygulanmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, lehe hükümler uygulanmadan mahkûmiyet kararı verildiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın aldığı alkolün etkisiyle iradesi sakatlandığı için TCK'nın 30. maddesi kapsamında hataya düştüğüne, fiilin sonuçlarını idrak etmeden hareket ettiğine, delillerin mahkûmiyet kararı verilmesi açısından yeterli olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsede zorunlu müdafiinin hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, kısa kararın açıklandığı 30.06.2020 tarihli duruşmada beyanları sanıklar ... ile ...'un hukukî durumunu etkileme ihtimali bulunan sanık ... müdafii hazır bulundurulmaksızın yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu bakımından sanık ...'ın savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§