Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/6921 E. 2026/324 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3006 E., 2021/768 K.

SUÇ : Hırsızlık

SUÇ TARİHLERİ : 19.03.2017 tarihi ile bu tarihten yaklaşık 1 hafta öncesi

HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Yönelik Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanıklar Hakkında Katılan ...'a Yönelik Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın pişmanlığını soruşturma aşamasından beri sürdürdüğünden hakkında TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak sanığa fazla ceza verildiğine, yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar nedeniyle isnat edilen suçu işlemesi nedeniyle sanık lehine TCK 147. maddesi uyarıca indirim yapılmasına ya da ceza verilmesinden vazgeçilmesine, sanık hakkında beraat olmadığı takdirde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında TCK 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak sanığa fazla ceza verildiğine, isnat edilen suçlamaları kabul etmediklerine, sanık hakkında beraat olmadığı takdirde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklardan ...'nun aynı zamanda vekaletnâmesi de bulunan (zorunlu) müdafii huzurunda savunması alınarak, 02.07.2019 tarihinde müdafiinin huzurunda karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'ın müdafii huzurunda savunması alınmadığı gibi sanık müdafiinin hazır bulunmadığı 25.03.2021 tarihli duruşmada beyanları diğer sanık ...'ın hukukî durumunu etkileme ihtimali bulunan sanık ...'nun müdafii hazır bulundurulmaksızın alınan savunması ile yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu bakımından sanık ...'nun savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§