"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1790 E., 2023/2236 K
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'un temyiz isteminin, "katılanın zararını gidererek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğine"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir kesin inandırıcı delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'a Mahkemece zorunlu müdafii atanmış ise de, kararın açıklandığı son duruşmada sanık müdafii hazır bulunmaksızın hüküm kurulmak suretiyle aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla, sanık ...'ın müdafii huzurunda savunması alınmış ise de sanıkların savunmalarının birbirlerinin hukuki durumunu etkileyebileceği dikkate alınarak, zorunlu müdafiilerin hazır bulunduğu duruşmada sanıkların yeniden savunmalarının alınmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Saray(Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.