Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/28937 E. 2026/4994 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2639 E., 2023/1094 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/2639 Esas, 2023/1094 Karar sayılı kararının sanık müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede, gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın eyleminin uzlaştırma kapsamında kalan TCK’nın 165. maddesindeki suçu oluşturduğuna, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına, isnat edilen suç bakımından sanık aleyhine somut delil bulunmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2018/32 Esas, 2020/238 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararı ile suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu yönünden "Mağdur ...'in kullanımında bulunan otomobilin çalınmasından iki ay kadar sonra sanık tarafından sahibinden.com adresinden internet platformu aracılığıyla ve sahte evrak ve plaka ile mağdur ...'e satmaya çalışırken yakalandığı suç konusunun otomobil gibi edinilmesi devri kanunen sıkı kurullara tabi olup maddi değeri itibariyle de kolaylıkla el değiştirmeyen bir mal olmasına göre ve çalınmasından kısa bir süre sonra sanık tarafından yukarıda belirtilen koşullarda satışa çıkarılmış olmasına göre Yargıtay içtihatları çerçevesinde sanığın atılı hırsızlık suçunu işlediğinin kabulü gerekirken delillere yanlış anlam verilerek yazılı şekilde eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi hatalı bulunduğundan CMK. 280/1-e ve 289/1-i maddesi gereği HÜKMÜN BOZULMASINA" karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek, yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/90 Esas, 2022/328 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§