Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/27540 E. 2026/425 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/4299 E., 2023/1587 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, fazla cezaya hükmedildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, TCK'nın 145. maddesinden uygulama yapılması ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında hükmedilen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b., 142/2-son maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3 delaletiyle 150/2. maddesi uyarınca sanığa istemi aranmaksızın müdafii atanması zorunlu olup, aynı Kanunun 188/1 maddesi gereğince Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde sanık müdafiinin duruşmada hazır bulunması şarttır. Stajyer avukatların yapabileceği işler ise, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 26. maddesinde sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilecekleri şeklinde sınırlı olarak düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde ise, aynı Kanun'un 150. madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hâkimin veya mahkemenin derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla;

Sanığın savunmasının alındığı 21.04.2022 tarihli celseye sanık müdafiinin katılmadığı, muvafakatname belgesi sunan stajyer avukatın hazır bulunduğu, bu durumda 5271 sayılı Kanun'un 151/1. maddesi uyarınca derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin yokluğunda aynı Kanun'un 188/1ve 289/1-e maddelerine aykırı şekilde duruşmaya devam edilerek sanığın savunması alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Çaycuma 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§