"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1440 E., 2023/1358 K.
SUÇLAR : Hırsızlık,mala zarar verme
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin "beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, yeterli delil araştırması yapılmadığına " ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Kayseri 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2022 tarihli ve 2021/886 Esas, 2022/13 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/2103 Esas, 2022/2134 Karar sayılı kararı ile ,''somut olayda müştekinin park halindeki 38... plakalı aracının sol ön kapı cam fitili kesilerek araç kapısının açılması sonrası aracın torpido gözündeki 17.800-TL para ile Buffer ses sisteminin çalınması sonrası yaptığı araştırmada aracının yanına Tata marka bir aracın geldiği ve araçtan inen kişi tarafından hırsızlığın gerçekleştirildiğini Tata marka aracın da ... isimli kişiye ait olduğunu tespit ederek bu kişiyle yaptığı görüşmede Tata marka aracı olay tarihinde sanık ...'ye emanet olarak verdiğini söylemesi ve görüntülerdeki kişiyi sanığa benzetmesi nedeniyle sanık hakkında müşteki tarafından şikayette bulunulduğu ve soruşturma sonucu da sanık hakkında nitelikli hırsızlık ve mala zarar vermek suçlarından kamu davası açıldığı, sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği gibi olay tarihinde tanık ...'ın aracını emanet olarak almadığını savunduğu hırsızlık anına ilişkin görüntüler üzerinde inceleme yapan Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvarı müdürlüğünce düzenlenen 30.07.2021 tarihli raporda görüntünün niteliğinden dolayı görüntülerden yeterli detay alınamadığından görüntülerdeki kişinin sanık olduğunun tespitinin teknik olarak mümkün olmadığının mütalaa edildiği, tanık ...'ın beyanlarında aracını sanığa verdiği tarih olarak belirttiği zaman aralıklarının da suç tarihi ile tam örtüşmediği gibi tanığın atfı cürüm mahiyetindeki beyanı dışında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin dosyada başkaca delil olmaması karşısında; mahkemenin araç üzerinde sanığın parmak izinin tespit edildiğine ilişkin kabulüne karşın dosya kapsamında böyle bir rapor ve tespitinde olmadığı gözetilerek öncelikle sanığın suça konu araçtan tespit edilen parmak izi olup olmadığına ilişkin tutanak ve raporlar denetime elverecek şekilde dosya içerisine getirtildikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde eksik araştırmayla yazılı şekilde atılı suçlardan mahkumiyetine karar verildiğinden'' bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/2103 Esas, 2022/2134 Karar sayılı kararının; bozma üzerine verilen Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/1054 Esas ve 2023/201 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun oldukları belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.