Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

2. Ceza Dairesi

Dosya2023/26686 E. 2026/5055 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/39 E., 2023/3097 K.

SUÇ : Hırsızlık

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/39 Esas, 2023/3097 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin delil olmadığına ve kararın bozulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Dosya kapsamında yer alan Ulusal Kriminal raporda kamera görüntülerindeki şahıs ile sanığın uyumlu oldukları belirtilmişse de, raporda esas alınan kamera görüntülerinin 24.07.2020 tarihine ait olduğu, somut olayın ise 31.10.2020 tarihinde gerçekleştiği, dosya içerisinde yer alan, olay gününe ait ve olay yeri civarından elde edilen kamera görüntüsündeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§